
Zamansız çıkışların gündelik işlere karıştığı yerdir İstanbul.Beş yıldan fazla olmuş fotoğrafa. Diğer yüzlercesi gibi kaynayıp gitmiş arada. Fotoğrafları karıştırırken gözüme ilişti. Çay bardakları mıydı gördüğüm yoksa tüm unsurları ile an'ın büyüsü mü? Haydarpaşa Gar'ının sahile bakan tarafı. Arkadaşlarla fotoğraf çekiyoruz .
Çayın ilk yudumuna iliştirilmiş bir dostluğa şahitlik ediyor ikindi güneşi. Konuştukları ve kim oldukları ile ilgili bilgi gibi belirsiz hayat. Ve şimdi nerdeler , nasıllar, iyiler mi? Bir vapur yanaşıyor, indiriyor yolcularını. İnsanların bir kısmı kalkacak trene yetişmek için koştururken, bir kısmı bunu keyfin bir parçası haline getirme rahatlığında.
Hayatın her anı yaşanılıp kaldırılacak bir hatıradır bu şehirde. Telaş, koşturmaca, bağrışlar ...
Salacaktan Hareme yürürken Sarayburnu'na bakar gibi.
Emirgan'da kadîm meşelere tırmanan sincapları seyreder gibi.
Galata köprüsünde balıkçılara takılıp, vapurda martılara simit atar gibi.
Zamansızdır ve zamanın üstündedir İstanbul ...