
Taksim meydanında, Kızılay'da ya da şehrinizin büyük caddelerinde buna benzer görüntülere rastlamışsınızdır. İnsanlar yanyana yürürler, birbirlerine dokunmadan. Varlıkları ile ötekinin yalnızlığını örseleme tedirginliği ve özür diler gibi. Bir kenarda durup seyretmek ilginç gelir çoğu zaman. Yalnızlık, bakılan vitrin camlarına bile sinmiştir, çarpıp sokağa savrulur yeniden. Orada biteviye bir noktaya bakan mankenlerle, sokaktaki insanların benzeşmesi git gide, acıklıdır. Cama yansıyan akis mı, arkanızdan sürüklenen hayat mı daha gerçek ?
Ve bulaşıcı bir virüs gibi yayılır tüm şehre.